Erman Taylan — yapay zeka üzerine kısa videolar (Soft Commitment)

AI'ın en dikkat çeken dikeylerinden: Model yönlendirme / LLM Routing — kapak
8.610
AI · Trend · #30

AI'ın en dikkat çeken dikeylerinden: Model yönlendirme / LLM Routing

Transkript

Yapay zekada önemli bir dikeyden bahsedeceğim şimdi. Halihazırda zaten büyük ama daha da büyüyecek, önemli bir katmandan.

İki fintech aynı dönemde AI'ın aynı katmanına girdi: Biri Stripe, OpenRouter'ı 7 milyar dolardan fazla bir bedelle satın aldı. Ramp ise Router ürününü herkese açtı.

Evet, katmanın adı LLM routing, yani model yönlendirme; kısaca her isteği o an yeterince iyi, ucuz, hızlı ve erişilebilir olan modele yönlendiren katman. Hem verimlilik hem hız hem de maliyete direkt etki ediyor. Diğer yandan bu yönlendirme katmanının kendisi de aslında dinamik olarak muhakeme yeteneğine sahip olması gereken bir AI ürünü.

Ürünü detaylı analiz ederek; işin latency ve önem olarak kategorilendirmesini yapmak ve o an için en doğru modeli bulma probleminin ne kadar kompleks olduğundan bahsediyorum. Ayrıca bu yönlendirme katmanı, evaluation katmanı ile de konuşmalı, yani modelleri test edebilen bir kurguya sahip olmalı.

Bu arada Router'ı önce kendisi kullanan Ramp, maliyet olarak %40 avantaj yakaladığını da iddia ediyor.

Peki neden gerekli; en iyi model en çok kullanılmaz mı? Ramp'in on binlerce şirketin AI harcamasını izleyen verisine göre hayır: en güçlü model Fable 5, Anthropic harcamalarının yalnızca yüzde 11'i; yarı fiyatına Opus 5 çıkar çıkmaz onu geçmiş. Yani token bir satın alma kalemi oldu; bu katmanı ödeme şirketlerinin alması da bu açıdan hiç tesadüf değil.

Tabii bu platformlar aynı zamanda hangi işin hangi modele gittiğini de görüyor, çok önemli bir veriye sahip oluyor. Bu arada NVIDIA'nın da bu alanda açık kaynak kodlu ve Switchyard isimli bir çözümü var.

Frontier AI laboratuvarlarının Open Weight ile yarışı ve AI ekonomisinin geleceği — kapak
2.703
AI · Trend · #29

Frontier AI laboratuvarlarının Open Weight ile yarışı ve AI ekonomisinin geleceği

Transkript

OpenRouter'da ABD'nin üç büyük laboratuvarının token payı bir yılda yüzde 70'ten 30'a inmiş. Bana kalırsa Frontier AI laboratuvarlarının önlerindeki en büyük soru işaretlerinden birisi burada.

Evet model katmanı, winner-takes-all bir pazara dönüşmeyecekmiş gibi duruyor. Bir başka deyişle şirketler konsolide oluyor, ama modeller olmuyor.

Bu noktada ilk konu AI egemenliği. Evet OpenAI kurumsal şirketlerle derin anlaşmalar yaparak modelini on-prem de veriyor, veya Anthropic bu alanda önemli bir adım attı. Kabaca Anthropic, kurumsal müşterilerinin verisini kendi bulutlarında tutmalarına izin vermeye başlıyor. Ama veri egemenliği hala şirketleri open-weight'e yönlendiriyor. Epoch Capabilities Index'e göre, 2023 ve 2024'te belirgin biçimde geride olan open-weight modeller, 2026 başında OpenAI/Anthropic yani frontier labs seviyesini büyük oranda yakalamış durumdalar.

En büyük model aggregator'ı olan OpenRouter verilerinde en büyük üç modelin pazar payındaki düşüş, bir yılda %72'den %33'e kadar gelmiş durumda. Üstelik çoğu use-case, frontier labs modellerine ihtiyaç duymuyor. Az sayıda kritik iş içinse evet, şirketler frontier labs modellerine muhtaçlar, buralarda çok para ödemeye de sonuna kadar açıklar.

Bu noktada daha önce çok kez vurguladığım harness'lar, model seçimini 'soyutlayan' aggregator'lar, kurumsal dağıtım ve entegrasyonu çözme ve veri katmanı, AI ekonomisinin gidişatında söz sahibi olacak konular olarak öne çıkıyor.

Başarılı bir AI asistan: Instacart | Hem reklam hem de satış mecrası oldu? — kapak
2.957
AI · Trend · #28

Başarılı bir AI asistan: Instacart | Hem reklam hem de satış mecrası oldu?

Transkript

ABD'nin Getir'i diyebileceğim Instacart'a, "bu akşam mantı yapacağım, ne lazım?" diye soruyorsunuz; asistan cevabı da veriyor, sepeti de oluşturuyor. Gelin iyi bir AI asistan stratejisi nasıl olmalı yakından bakalım.

Cart Assistant dedikleri bu asistan, 1.6 milyar geçmiş sipariş ve 100 bin mağazanın canlı stoğuyla besleniyor; şirketin ikinci çeyrek raporuna göre asistan üzerinden verilen siparişler zaten ortalamanın üzerinde.

Asıl ilginç kısım; reklam. Instacart'ın reklam ve benzeri gelirleri 2025'te 1 milyar doları geçmiş; şimdi asistanın içine de reklam geliyor: sponsorlu tarifler, sohbet içinde fırsatlar, iki ürün arasında kararsızken marka önerisi. Bana kalırsa fark şurada: arama reklamı karar anına fısıldama yapıyor, sohbet reklamı ise kararı sıfırdan kuruyor. Marka, siz daha liste yazmadan tarifin içine giriyor.

Model stratejisi de dikkat çekici: Instacart kendi LLM'iyle yarışa girmiyor. Aralık'ta ChatGPT'nin, Mayıs'ta Gemini'nin içine girdi; asistan ayağınıza geliyor, model başkasının, veri ve operasyon Instacart'ın. Soft Commitment'ın önceki sayılarında da söylediğim gibi, en iyi AI, ayağınıza kadar gelen AI.

Geçen sayıda Akakçe'nin AI özelliğini yazmıştım hatırlarsanız, bu bir başlangıçtı. Son kullanıcıya gerçekten değer katan, gelir modelini oynatan bu gibi AI özelliklerini yakında Türkiye'de de görmeye başlarız herhalde.

AI'ın devler liginde konsolidasyon, yeni satın alınacak şirketler hangileri? — kapak
2.884
AI · Bilgi · #27

AI'ın devler liginde konsolidasyon, yeni satın alınacak şirketler hangileri?

Transkript

Hızlı bir turla, AI devlerinin yaptıkları satın almaları sizlere aktarmak istiyorum: OpenRouter, Stripe tarafından; Hugging Face, Nvidia tarafından; LLM'lere özel çip üreticisi MatX, Anthropic tarafından; AI Coding için AI model geliştiricisi Poolside, Nvidia tarafından; Groq, yine Nvidia tarafından; Scale AI, Meta tarafından; ve Cursor da SpaceX tarafından satın alındı.

2024 ve 2025 yıllarında bu şirketlere yatırım yapılıyordu; 2026'da IPO'larla beraber AI şirketlerinin az sayıdaki bilançoda konsolide olduğunu görüyoruz.

Diğer yandan Perplexity için Apple ve Nvidia konuşuluyor. Peki geriye ne kaldı? İlk aklıma gelenler ElevenLabs ve Replit.

Bir de Harvey ve Sierra gibi, belirli kategorilerde öne çıkan harness şirketleri var. Bu şirketler, dokundukları kategorinin teknoloji devlerinin satın alabileceği boyutu geçtiler bile. Yine yukarıdaki buyer'lara gidebilirler. Ki örneğin OpenAI, Harvey'in yatırımcısı.

Alıcılar belli de, diğer tarafta kimleri görmek olası derseniz; AI donanımları, AI training data ürünleri, ve Physical AI şirketleri ilk aklıma gelenler. Son olarak şunun da altını çizmeli; bu satın almaların büyük bölümü hisseyle ödenen paralar, bir kısmı da tamamen satın alma değil ama Groq örneğindeki gibi tüm teknolojinin bir tarafa geçişi... Aslında bu AI devleri şirket satın almıyor; ekibi, lisansı ve hisseyi ayrı ayrı alıyor, bazen de bu yolla rekabet kurumuna görünmeden.

AI destekli tuvalet analizi girişimi: Throne Science ve Founder-Problem Fit'in önemi — kapak
4.713
AI · Trend · #26

AI destekli tuvalet analizi girişimi: Throne Science ve Founder-Problem Fit'in önemi

Transkript

Bugün ilgi çekici bir girişimden bahsetmek istiyorum size. WHOOP'la, Apple Watch'la kalp ritmimizi, uykumuzu, kandaki oksijeni ölçüyoruz da; neden bağırsak sağlığımızı da etmeyelim?

Evet Throne Science tam olarak bunu yapıyor: klozetin kenarına takılan 400 dolarlık bir cihaz, artı ayda 6 dolar. Kamera aşağı bakıyor, mikrofon da var; altı kişiyi ayırt ediyor. Giymiyorsunuz, kaydetmiyorsunuz; giyilebilirden sonraki adım, giyilmeyen sensör.

Üstelik girişimin kurucularından biri de WHOOP'un kurucu ortağı ve eski CTO'su John Capodilupo. Ve kendisi kronik bağırsak hastası, böyle "founder problem fit"in ve founder geçmiş hikayesinin uyumunun tavan olduğu örnekleri çok seviyorum gerçekten.

Girişim toplam 18 milyon dolar yatırım almış. Ve bir de AI koçları var: kötü bir günün ardından beslenme, uyku, stres soruyor; diyetisyen gibi.

Bana kalırsa asıl fikir şu: John, WHOOP'taki sihrin tek bir ölçüm değil, aynı insanı yıllarca izlemek olduğunu söylüyor. Sindirim sistemi için böyle bir veri seti yok; iltihaplı bağırsak hastalıklarında tedavi hâlâ büyük ölçüde tahmin. Cihaz 400 dolar; kurulan şey bir veri seti. Uzun vadeli hedef, kurucunun tabiriyle "kolon kanseri için ön tanı koyabilmek." Peki asıl soru geliyor; banyonuza kamera ve mikrofon koyar mıydınız?

Türkiye'de en çok kullanılan AI platformu hangisi | AI uygulamalarının yarını — kapak
3.289
AI · Bilgi · #25

Türkiye'de en çok kullanılan AI platformu hangisi | AI uygulamalarının yarını

Transkript

Sensor Tower'ın State of AI 2026 raporu yayınlandı. Türkiye özelinde verilere göre ChatGPT yüzde 45, Gemini yüzde 36, Claude ise yüzde 7 pazar payına sahip. Gelin bu raporun detaylarına beraber bakalım.

Aslında raporun anlattığı alt metin şu; AI artık bir uygulama kategorisi değil; aramanın, ticaretin ve reklamın içine yerleşen yeni bir internet katmanı.

İlgi çekici noktalar; Gemini, Google'la beraber hızla büyüyor. Claude, ABD'de bir yıl gibi bir sürede yüzde 4'ten 14'e gelmiş. Ayrıca Claude, kullanıcı başına ChatGPT'nin yaklaşık bir buçuk katı gelir üretiyor. Kullanıcı sayısı ile gelir artık aynı şeyi ölçmüyor.

Buradan IPO hazırlığındaki iki devin güncel gelir rakamlarına dönüyorum. Anthropic, ikinci çeyrekte ilk kez OpenAI'ı çeyreklik gelirde geçmiş: 11.6 milyar dolara karşı 6.7. Diğer yandan son kullanıcılarda da OpenAI ilk kez %50'nin altına düşmüş durumda. Rakamlar henüz denetlenmemiş; ama şurası net; asıl gelir kurumsal pazarda ve burada Anthropic özellikle AI Coding tarafıyla daha güçlü.

Bir diğer önemli başlık da; üretken yapay zeka uygulamalarında geçirilen küresel süre 2025'in ilk yarısındaki 17,2 milyar saatten 2026'nın ilk yarısında 36 milyar saate çıkacak.

Son olarak bu şirketler reklam harcamasında nerede derseniz; OpenAI ve Anthropic'in reklam harcamaları da yılın ilk çeyreğinde geçen seneye göre 8 kat artmış durumda.

Post AI'da Marketing nereye gidiyor? Unilever'in 300 bin kişilik influencer ordusu — kapak
6.502
AI · Trend · #24

Post AI'da Marketing nereye gidiyor? Unilever'in 300 bin kişilik influencer ordusu

Transkript

Dünyanın en büyük reklamverenlerinden Unilever, pazarlamasını neredeyse tamamen içerik üreticilerine emanet etmiş. Gelin yine güvenilir kaynaklara dayanan kısa bir araştırma yapalım.

Digiday'in geçtiğimiz ay yayınladığı habere göre Unilever, 300 bin kişilik bir içerik üreticisi ağı kurmuş; Dünya Kupası sırasında bunların 50 binini aynı anda sahaya sürmüş. Bu ağın büyük kısmı nano üreticiler; yani bir anlamda eskinin TV reklamlarının yerini alan insanlar. Böyle bir ölçeği insan eliyle yönetmek mümkün değil; keşif, tarama, brief'leme işlerini AI yapıyormuş — ilişkinin kendisi ise insanda kalıyor.

Marka inşası ünlüler ve mega üreticilerle; komünite ve kategori odaklı etki orta seviye üreticilerle; dağıtım ve ölçek ise nano üreticilerle kuruluyor.

HubSpot'un 1500'den fazla pazarlamacıyla yaptığı State of Marketing araştırması da aynı yere işaret ediyor: pazarlamada AI kullanmak artık rekabet avantajı değil, standart. İçerik bollaşınca asıl fark yaratan şey, markanın bir bakış açısı — bir "point of view" — sahibi olması.

AI Search konusunun dikkat çeken taraflarından biri de AI'la gelen trafiğin dönüşüm oranı. Pazarlamacıların %68'i, AI kaynaklı trafiğin daha fazla dönüştüğüne dair fikir veriyor.

Benim de solo hayatımla beraber öncelik verdiğim kanal olan short video'lar; açık ara en güçlü format olarak öne çıkıyor. Öyle ki; pazarlamacılar %60 oranında kısa videoları kullanıyor, %49 ise kısa videoları en yüksek ROI getiren format olarak işaret ediyor.

Peki sizin markanızın bakış açısı ne? Gerçekten merak ediyorum.

AI çağında hangi yeteneklere ihtiyaç duyacağız? NBA'e benzeyen takımlar… — kapak
6.479
AI · Bilgi · #23

AI çağında hangi yeteneklere ihtiyaç duyacağız? NBA'e benzeyen takımlar…

Transkript

AI çağında hangi yeteneklere ihtiyaç duyacağız? Daha önce de çok kez söylediğim gibi; post-AI'da insanın rekabet avantajı daha çok bilmek ya da daha çok çalışmak olmayacak. Peki ne olacak? Geçen hafta Lenny's Newsletter'da tam bu soruya cevap veren dolu dolu bir yazıya rastladım.

Yazarı Joe Hudson; Sam Altman dahil olmak üzere OpenAI'ın araştırma ekibine koçluk yapan bir isim. Tezi şu: şirketler giderek NBA takımlarına benzeyecek — daha az insan, daha flat organizasyon, daha fazla koç ve kişi başına çok daha yüksek değer. Çünkü bir NBA oyuncusu basketbolu en çok bildiği için değil; kritik anda doğru kararı verdiği, baskı altında sakin kaldığı ve takım arkadaşlarını daha iyi hale getirdiği için değerli. Fatih Terim'in de dediği gibi; o seviyede oynayan bir sporcu, siz pek farkında olmasanız da fazlasıyla zekidir.

Hudson bunu ölçmek için iki metrik öneriyor: pace, yani iterasyon hızınız; spin, yani korku ve overthinking yüzünden kaybettiğiniz enerji. Üstelik patronu hayal kırıklığına uğratmaktan korkuyorsanız kötü projeyi öldüremiyorsunuz; başarısız görünmekten korkuyorsanız büyük bahis yapamıyorsunuz.

İşin ilginç tarafı; Poolside kurucu ortağı Eiso Kant da bir röportajında aynı şeyin modeller için geçerli olduğunu söylüyor. 118 milyar parametreli Laguna S modelinin asıl gücü zekasından değil davranışlarından geliyormuş: sebat etmek, gerektiğinde geri izlemek, erken zafer ilan etmemek.

Yani duyguları ve davranışları yönetmek; hem insanlar hem modeller için asıl beceriye dönüşüyor. Bu yetenekleri çok daha fazla konuşacağız.

Şirketler neden iç iletişimde DM'leri yasaklıyor? AI adaptasyonuna etkisi ve AI workflow'lar — kapak
6.195
AI · Bilgi · #22

Şirketler neden iç iletişimde DM'leri yasaklıyor? AI adaptasyonuna etkisi ve AI workflow'lar

Transkript

Her şirket "AI'ı nasıl kullanacağız" diye soruyor; AI-native şirketlerin bunu fiilen nasıl yaptığını gösteren derli toplu bir çalışma yayınlandı. Zapier'in AI Workflow Index raporu — gelin Soft Commitment bakışıyla özetleyelim.

İlk bulgu çarpıcı: AI workflow'larında adımların yalnızca %18'i AI'a gidiyor. Gerisi klasik otomasyon; kurallar, API çağrıları, veri taşıma. AI sadece muhakeme gerektiren adımlarda devreye giriyor.

Zapier bu adımlarda dört rol tanımlıyor: communicator yani yazan, clerk yani bilgiyi çekip kayıtları güncelleyen, analyst yani karar veren, coordinator yani işi başlatıp görev oluşturan. Şirketler yolculuğa yazma ve bilgi işleriyle başlıyor; karar ve aksiyon adımlarına geçmek aylar sürüyor. Rakam da bunu söylüyor: communicator kullanımı %84'e ulaşmışken, coordinator henüz %26'da.

Benim raporda gördüğüm asıl resim şu: Enterprise AI'ın geleceği yeni bir ortam yaratmak değil; mevcut iş akışlarının ve araçların içine bir intelligence layer, yani zeka katmanı eklemek.

Zapier demişken; kurucu ve CEO Wade Foster da ilginç bir karar paylaştı: şirket içi birebir mesajlaşmaları, yani DM'leri kaldırıyorlar. Yönetim kadrosundan başlayarak tüm iletişim açık kanallara taşınıyor. Çünkü AI çağında yazılı ve aranabilir olmayan bilgi, AI için var olmayan bilgi. Üstelik bunu zorla değil, kültürle yapmaya çalışıyorlar: yöneticilerin yazışmalarının yüzde kaçının açık kanallarda olduğunu düzenli olarak şirketle paylaşıyorlar.

SaaS girişimi → AI girişimi → Harness girişimi → Product Specific Models — kapak
21.6K
AI · Trend · #21

SaaS girişimi → AI girişimi → Harness girişimi → Product Specific Models

Transkript

AI'ın hayatımıza girmesiyle beraber; "SaaS girişimlerine ne olacak?" sorusunun yanıtını aradık; ve bence sorunun yanıtı, çok yeni ortaya çıkan bir kategoride saklı: harness girişimleri. Harness girişimlerini Soft Commitment'ın 208. sayısında detaylıca yazmıştım; gelin bugün üzerine gelen yeni gelişmeyi konuşalım.

Harness neydi? Modelin etrafına kurulan sistemdi, yani bağlam yönetimi, hafıza, araç çağrıları, orkestrasyon gibi katmanların tamamı. Harness girişimleri dediğimizde; hukukta Harvey, müşteri desteğinde Sierra bu kategorinin en bilinen örnekleri. Tomasz Tunguz'un geçen hafta yayınladığı analize göre Harvey ve Sierra dokuz ay arayla yıllık $100m geliri geçmiş; ve daha da ilginci piyasa bunları 50x ve 100x çarpanla fiyatlamış. Üstelik en yüksek çarpanı en hızlı büyüyen değil, kategorisinde lider konumlanan almış.

2023'ten beri söylediğim gibi; artık daha az girişim, daha yüksek tutarlarda yatırım alarak büyüyecek; sektöründe harness'ı çözen, üzerine bir commodity haline gelen yapay zeka modelini giydiren, yeri geldiğinde modeli değiştiren ve en önemlisi müşteri kitlesine FDE modeliyle ulaşan şirketler dikeylerde hızla liderliği ele geçiriyor.

Peki sonraki dalga ne? Geçtiğimiz hafta içinde Applied Compute, "Bring Your Own Harness" dediği bir özellik duyurdu: harness'ınız içinde biriken veriyle open-weight bir modeli, kendi üretim harness'ınızın içinde post-train edebiliyorsunuz.

Ve ilk örneklerden biri kim dersiniz? Harvey. Harvey ve Applied Compute'la birlikte, kendi harness'i içinde eğittiği özel bir modelle daha yüksek kaliteyi, çok daha düşük maliyetle yakaladığını duyurdu. Product Specific Model'leri daha çok duyacağız.

ABD'nin AI-first anaokulları (yıllığı $75k) — kapak
61.3K
AI · Bilgi · #20

ABD'nin AI-first anaokulları (yıllığı $75k)

Transkript

Silikon Vadisi'nde bir yatırımcı oğlunu yılda 75 bin dolarlık bir anaokuluna yazdırıyor. Öğretmen yok; AI var, bir de "guide" denen mentorlar. Kendi deyişiyle geleneksel eğitim "büyük ihtimalle bozuk", ve bunu düzeltecek olan da girişimciler.

Bahsettiğim okulun adı Alpha School. 2014'te Austin'de tek bir okulmuş. 2025'te 8 yeni kampüs açmışlar; bu sonbahar ise bir çırpıda 27 yeni kampüs birden açıyorlar, toplam yaklaşık 50'ye çıkıyor. Yani artık uç bir deney değil, ülkeye yayılan bir model.

Peki okuldaki işleyiş nasıl? Her sabah sadece 2 saat, çekirdek dersler — matematik, okuma, fen — yapay zeka yazılımıyla yapılıyor; yazılım çocuğun dikkatini ve nerede takıldığını canlı takip edip dersi ayarlıyor, bir konu tam öğrenilmeden sonrakine geçilmiyor. Günün kalanı akademik değil: atölyeler, gerçek projeler, hayat becerileri. Öğretmenin yerinde ders anlatmayan, sadece motive edip birebir koçluk yapan, altı haneli maaşlı "guide"lar var.

Oğlu devlet okulunda gayet iyiyken çocuğunu bu modele taşıyan hedge fon yöneticisi Ankur Jain ise soruyor: "gelecek değişiyor; çocukları hâlâ onlarca yıl önceki gibi öğretiyorsak, onları neye hazırlıyoruz?"

Sanki asıl zor soru şu: rasyonel, riski hesaplayan bu ebeveynler, henüz kanıtlanmamış bir şeye neden lüks fiyat ödüyor? Bence hemen hepsi şu sinyali okuyor: geleneksel okul, yapay zekanın şekillendirdiği bir ekonomi için fazla yavaş. Bilginin bedava, uyum yeteneğinin pahalı olduğu bir çağda öğrenmenin ne olacağına dair erken bir bahis. Ve zenginler çocuklarını bu bahse koyuyorsa, belki teknolojinin başka bir kanıta ihtiyacı yok. Bahsin kendisi kanıt.

AI ile Türkçe konuşmak 2 kat daha pahalı — kapak
6.579
AI · Bilgi · #19

AI ile Türkçe konuşmak 2 kat daha pahalı

Transkript

Yapay zeka ile hangi dilde konuşuyorsunuz? Aynı şeyi Türkçe söylemek İngilizce'ye göre belirgin biçimde daha pahalı. Bir analize göre input token'larında OpenAI'da 1.36, Anthropic'te 2.07 kat. Gelin nedenine ve — asıl önemlisi — pratikte ne kadar önemli olduğuna bakalım.

Soft Commitment'ın 203. sayısını bu konuyu ele almıştım, tekrar burada size ulaştırmak istedim.

Sebep, metni parçalara bölen "tokenizer"larda. Model metni kelime kelime değil, "token" denen parçalar hâlinde okuyor; fatura da bu parçalardan kesiliyor. İngilizce adeta bu sistemlerin ana dili. Türkçe ise eklerle uzayan, çekimli bir dil — "evlerimizden" tek kelime ama modele birçok parçaya bölünerek gidiyor. Yani aynı anlam, Türkçe'de neredeyse iki kat token demek.

Peki bu pratikte ne kadar önemli? İşin sürprizi: çoğu kişi için neredeyse hiç. ChatGPT ya da Claude'a aylık abonelikle giriyorsan sabit ücret ödüyorsun, token'ları görmüyorsun bile. Bu fark asıl API ile ürün geliştirenleri vuruyor. Diyelim 10 bin müşteri talebini Türkçe işleyen bir uygulaman var; aynısını İngilizce yapan rakibine göre neredeyse iki kat fatura ödüyorsun. Üstelik mesele sadece para değil: iki kat token demek, aynı bağlam penceresine yarısı kadar Türkçe sığması demek.

Ama bana sorarsanız, yine de her türlü Türkçe konuşun. Çünkü kötü kurulmuş bir cümlenin maliyeti, o token farkından kat kat büyük. En iyi düşündüğün dilde düşün; ben Türkçe konuşup teknik anahtar kelimeleri İngilizce yazıyorum — hem net hem verimli. Kaldı ki bu fark kalıcı değil; tokenizer'lar iyileşiyor, fiyatlar düşüyor.

Kurumların kendi harness'larını geliştirmesinin önemi — kapak
5.099
AI · Bilgi · #18

Kurumların kendi harness'larını geliştirmesinin önemi

Transkript

Kurumlar bugün kendi büyük dil modellerini geliştirmeyi konuşuyor. Ama bana kalırsa asıl kritik katmanı atlıyorlar. Gelin kısaca bakalım.

Önce şu terimi netleştirelim: harness. Harness, yapay zekaya hangi bilgiyi vereceğini, hangi aracı ne zaman kullanacağını belirleyen ve işi baştan sona yöneten sistem — yani modelin etrafındaki tüm orkestrasyon katmanı. Benim bir süredir savunduğum tez de şu: harness, modelden daha belirleyici.

Ve bu artık sadece bir görüş değil. Endor Labs'ın nisan 2026 araştırmasında aynı model — GPT-5.5 — iki farklı harness'la test edildi. Cursor üzerinden çalıştığında ürettiği kod görevlerin yüzde 87'sinde çalışırken, aynı model Codex üzerinden yüzde 62'de kaldı. Aynı model, aynı hafta, iki harness; sonuç bambaşka. Endor'un kendi ifadesiyle: harness, sonucu "modelin tek başına belirlediğinden fazla" belirliyor.

Üstelik harness sadece kaliteyi değil, maliyeti de belirliyor. Çünkü modele her sorguda giden "input" — yani tüm o bağlam — faturanın neredeyse tamamını oluşturuyor. Peki input'a ne gireceğine kim karar veriyor? Model değil, harness. Neyi gönderip neyi önbelleğe alacağına o karar veriyor; tek bir caching kararı bile maliyeti dramatik biçimde düşürebiliyor.

O yüzden kurumlar için doğru soru "kendi modelimi mi kursam" değil, "kendi harness'ımı mı kursam." Microsoft CEO'su Satya Nadella'nın da uyardığı gibi: modeli ve etrafındaki bilgi katmanını kendin kontrol etmiyorsan, en değerli varlığını — kurumsal bilgini — aslında bir model şirketine sızdırıyorsun. Peki bir kurumun kendi harness'ında neler var? Erişim kuralları, hangi görevde hangi modelin kullanılacağı, güvenlik ve yetkilendirme, onay mekanizmaları, maliyet bütçeleri... Model kiralanır; işte bu katman sende kalır.

Model Context Protocol'e güncelleme geldi: Yeni MCP'nin farkları ve fırsatları — kapak
24.4K
AI · Bilgi · #17

Model Context Protocol'e güncelleme geldi: Yeni MCP'nin farkları ve fırsatları

Transkript

Poolside'ın CEO'su Eiso Kant geçenlerde ilginç bir şey söyledi: MCP'ler yakında gereksizleşecek. Modeller o kadar iyileşecek ki, araya bir protokol koymak yerine modele bir sanal makine verip kodu kendisi yazsın, yeter. Peki tam da bunu konuşurken, MCP'ye neden bu ayın en büyük güncellemesi geldi? Gelin bakalım.

Güncellemenin özeti şu: 2026-07-28 sürümüyle MCP artık "stateful" değil, "stateless" bir protokol — yani her istek, ihtiyacı olan tüm bilgiyi kendi içinde taşıyor. Teknik duruyor ama sonucu çok pratik: MCP sunucuları artık serverless çalışabiliyor, anında ölçekleniyor, kurması ve yönetmesi çok daha ucuz ve kolay.

SaaS tarafı için bu yepyeni bir pencere. Ürününüz artık kullanıcının yapay zekasının doğrudan çalıştırabileceği bir şeye dönüşüyor: rapor üretimi, veri işleme gibi uzun süren işler arka planda "task" olarak dönebiliyor; kullanıcı, sohbetin içinde beliren bir arayüzde onay verip maliyeti önceden görebiliyor — yıllardır dediğim "AI ayağınıza gelir" tam da bu —; ve her şey gerçek kurumsal kimlik doğrulamayla, kullanıcı bazında yetkilendiriliyor. Intuit, Xero, Figma şimdiden üstüne kuruyor.

Kurumsal taraf daha da kritik. MCP artık Okta, Entra gibi şirket kimlik sistemleriyle doğrudan konuşuyor: yönetici bir connector'ı bir kez onaylıyor, tüm çalışanlar mevcut hesabıyla erişiyor. Dahası, yeni "MCP tunnels" ile bir şirket, iç sistemlerini — müşteri kayıtları, hassas veritabanları — internete hiç açmadan, kendi özel ağının içinde agent'lara açabiliyor.

Şimdi başa dönelim. MCP giderek görünmezleşiyor — tıpkı HTTP ya da TCP/IP gibi. Aylık indirmesi bir yılda dört katına çıkıp 400 milyonu geçmişken, mesele fark edilmek değil; herkesin üzerine kurduğu varsayılan zemin olmak. Peki ya o CEO haklıysa, modeller kodu kendi yazacak kadar iyileşirse? Bence asıl nokta şu: en zeki model bile "bu müşterinin verisine, bu kullanıcının izniyle, bu özel ağ içinde dokunabilirsin" kuralını kendi başına koyamaz. O bir model yeteneği değil, bir yönetişim katmanı.

Anthropic'in 2023 yatırımcı sunumu sızdı, neler demişler/neler olmuş? — kapak
43.5K
AI · Bilgi · #16

Anthropic'in 2023 yatırımcı sunumu sızdı, neler demişler/neler olmuş?

Transkript

2023 Şubat. Anthropic'in Series C turu için hazırladığı bir pitch deck var. Gelin yine güvenilir kaynaklara dayanarak kısa bir bakış atalım — çünkü o deck'te bugün okununca insanı durduran tek bir cümle var.

Anthropic aynen şöyle yazmış: "2025-26'nın en iyi modellerini eğiten şirketler, kimsenin yakalayamayacağı kadar öne geçecek." Yani ChatGPT çıkalı daha üç ay olmuşken, oyunun bir kilitlenme oyunu olduğunu ilan etmişler. Ve biz şu an tam da o 2025-26'nın içindeyiz.

Peki tuttu mu? O deck'teki değerleme kabaca 4 milyar dolardı. Bu mayıs Anthropic 965 milyar dolar değerlemeyle tur kapadı, OpenAI'ı geçti, halka arza başvurdu — kaynak TechCrunch.

Aynı deck'te Anthropic kendini "güvenli, şeffaf, sınırda sorumluluk" diye konumlamış — OpenAI'ın yavaş, dikkatli alternatifi. Peki bugün? 965 milyar dolar, OpenAI'ı geçmiş, halka arza başvurmuş en yüksek değerli frontier oyuncusu.

Düz bir "ihanet" yerine ters köşe: "sorumlu AI" aslında sadece etik duruş değil, satış stratejisiydi. Kurumsal müşteriye güven satarak herkesten hızlı ticarileştiler. Yani belki de uzaklaşmadılar — güvenlik en baştan hem misyon hem moat'tı.

Deck'in en sevdiğim slaytı ise şu: "2025-26'yı kazanan frontier'i kilitler" diyen bir sunumda, on slayttan biri "Bitki Dolu Ofis" başlıklı. 100+ çalışan, Jackson Square'de ofis, ve bol bol saksı. Ama bir saniye durup bakınca o bitkiler aslında masum değil. "Biz nazik olanız, yavaş ve dikkatli olanız" mesajının ta kendisi. Şimdi aynı yumuşaklık, ~1 trilyon dolarlık bir halka arzın arkasında duruyor. Saksılar aynı saksılar mı acaba?

AI'daki darboğaz: «Örtük Veri» pazarı 4 yılda 10 kat büyüyecek — kapak
4.740
AI · Trend · #15

AI'daki darboğaz: «Örtük Veri» pazarı 4 yılda 10 kat büyüyecek

Transkript

En az compute kadar önemli; veri katmanında sıkışma.

AI tartışması hâlâ compute ve parametre etrafında dönüyor. Oysa asıl sıkışma veri katmanında.

"A Stargate for Data" başlıklı bir makale okudum, ve beni epey ikna etti. Kabaca şunu söylüyor: internet, derin öğrenmeye bir defalık verilmiş bir sübvansiyondu. Kamuya açık, insan eliyle üretilmiş kaliteli verinin sonuna geldik bile. Modeller birbirine bu kadar benziyorsa, aynı havuzdan beslendikleri için benziyor.

Veri tarafına yapılan harcama bugün yıllık yedi milyar dolar civarında; 2030'da yüz milyar doları geçeceği söyleniyor.

Ama bana kalırsa asıl darboğaz miktar değil, kapsama. Yani hiçbir yere yazılmamış, insanların kafasında duran örtük bilgi; şirketin içindeki iş akışı, sahadaki ustanın eli… Makalede buna "internetin karanlık maddesi" diyor.

Yani belirli bir işin nasıl yapıldığına dair, hiçbir yere yazılmamış o sezgi. Bu bilgiye erişimin önümüzdeki üç yılda on katına çıkacağı konuşuluyor.

Ve bu iki koldan geliyor: dijital tarafta mesleklere göre dikeyleşen veriler, fiziksel tarafta ise iş kollarına göre ayrışan veriler. İkisini de modele uygun hale getirecek girişimlerin önü açık; azar azar örneklerini görmeye de başladık.

Ama bence asıl mesele şu: darboğaz verinin miktarı değil, kapsaması. Ne kadar çok değil, ne kadar geniş.

Substack ve LinkedIn'den AI içeriklere yönelik hamleler! | İçerik platformlarında AI kullanmak işe yarar mı? — kapak
4.159
AI · Trend · #14

Substack ve LinkedIn'den AI içeriklere yönelik hamleler! | İçerik platformlarında AI kullanmak işe yarar mı?

Transkript

İçerik platformlarında AI kullanmak, platformların uyarı mekanizmaları.

LinkedIn dün yeni bir buton çıkardı: "Seems like AI slop." Yani "bu içerik bana yapay zeka çöpü gibi geldi."

Üç nokta menüsünden basıyorsunuz, gönderi akışınızdan kayboluyor; paylaşan kişiye de kendi analytics ekranından sessizce bildiriliyor.

Ama iki detay bence haberin kendisinden daha önemli.

Birincisi, LinkedIn kendi yapay zeka özelliğini kaldırıyor. Gönderinizi AI ile yeniden yazan "Enhance your post" gidiyor; yerine sadece imla düzelten, sesinize dokunmayan bir araç geliyor.

İkincisi ve asıl ilginci: şirket "slop"un tanımını kullanıcıya bırakıyor. Ürün direktörü Hari Srinivasan'ın kendi ifadesi şu — slop'u tanımlamak zor, tanımı da sürekli değişiyor. Yani bir yapay zeka detektörüne değil, insanın kulağına güveniyorlar. Her bildirim, modeli eğiten bir veri aslında.

Rakam isterseniz: Pangram'ın taramasına göre LinkedIn'deki uzun gönderilerin yaklaşık %41'i tamamen AI üretimi. Başka bir ölçüm bunun çok üstünü söylüyor, yani net bir uzlaşı yok.

Sizi bilmiyorum ama ben şunu merak ediyorum: bu butona gerçekten yapay zeka çöpü için mi basacağız, yoksa katılmadığımız her gönderi için mi?

4 büyük AI şirketinden aynı hamle: Yeni nesil danışmanlık modeli — kapak
11.3K
AI · Trend · #13

4 büyük AI şirketinden aynı hamle: Yeni nesil danışmanlık modeli

Transkript

AI'ın bir sonraki kırılması: FDE odaklı yeni nesil danışmanlık şirketleri.

AI'ın bundan sonraki büyük kırılım nerede yaşanacak? Modelleri şirketlere yerleştirmekte, yani AI Adoption alanında, Forward Deployed Engineering çalışma şeklini benimseyen şirketlerde.

Mayıs'tan bu yana dört büyük AI şirketi neredeyse aynı hamleyi yaptı.

Mayıs'ta; Anthropic, Blackstone ve Goldman Sachs'la ortak bir şirket kurduğunu duyurdu.

Bir hafta geçmeden OpenAI, Deployment Company'yi açıkladı ve Tomoro isimli bir danışmanlık firmasını satın aldı.

Diğer yandan şu an OpenAI ve Anthropic'in erken aşama yatırımcıları, bugünkü yatırımları model şirketleri değil, bu modelleri şirketlere en pürüzsüz şekilde yerleştirecek, daha önce üzerinde durduğum FDE (Forward-deployed Engineering) yapısındaki AI Adoption şirketlerine yapıyor.

Devam ediyorum... Haziran'da AWS, kendi "forward deployed engineering" birimini kurdu — yani müşterinin binasına girip orada oturan mühendis ekipleri.

Temmuz'un başında Microsoft, CNBC'nin haberine göre 6 bin kişilik yeni bir birim duyurdu, aynı iş için.

İki ayda dokuz milyar dolara yakın para, tek bir sonuca akmış: modeli satmak yetmiyor.

Ama asıl ilginç kısmı şu — tam bu dönemde Accenture, tarihinin en sert tek günlük hisse düşüşünü yaşadı. Yani entegrasyon işi en değerli iş hâline gelirken, bu işi bugüne kadar satan şirketler değer kaybediyor.

Bana kalırsa çelişki değil bu: bitmekte olan şey iş değil, adam-saat üzerinden fiyatlama. Ve tabii Accenture bu yeni döneme ayak uyduracak mı o da ayrı bir konu...

Peki bu mühendisler Türkiye'ye gelir mi, ya da bunlardan Türkiye'de var mı, o da başka bir videonun konusu olsun...

Yaşayan bir ürüne nasıl AI özellikleri eklenir? — kapak
4.592
AI · Bilgi · #12

Yaşayan bir ürüne nasıl AI özellikleri eklenir?

Transkript

Ürününe AI özellikleri ekleyen şirketler nerede hata yapıyor | Blank Canvas Problem

Ürününe AI eklemek isteyen şirketlerin çoğunda aynı hatayı görüyorum: sonunda ortaya ChatGPT'ye benzeyen bir kutu çıkıyor. "Ne yapmak istiyorsun?" diye soruyor ve kullanıcıyı orada yalnız bırakıyor.

Buna Blank Canvas Problem deniyor, yani boş tuval sorunu. Arkasında güçlü bir model var ama kimse o kutuya ne yazacağını bilemiyor. Bilemeyince de çıkıp gidiyor.

Oysa yapılması gereken tam tersi. Kullanıcı o uygulamayı her açtığında zaten ne yapıyorsa, işte onu başlangıç noktası almak. Herkese aynı hazır soruları dizmek değil; kişiye özel, adeta o kullanıcı için çalışan agent'lar kurmak. Ve o ihtiyacın arkasındaki akışı uçtan uca çalışır hale getirmek.

Yani AI eklemek, kullanıcıya bir soru daha sormak değil; ona cevabı hazır getirmek.

Örnek mi? Gusto'nun kurucularından Eddie Kim'in yaptığı Gusto Cofounder tam bunu yapıyor: tekrar eden işleri baştan sona otomatikleştiriyor, üstelik SMS ya da Slack'ten, kullanıcı uygulamaya hiç girmeden. Yani iş kullanıcının ayağına gidiyor, kullanıcı işin ayağına değil. Nasıl kurduğunu Eddie Kim'in videosunda anlatıyor, izlemeni öneririm.

AI paradigmasında İK yeniden yazılıyor — kapak
3.272
AI · Bilgi · #11

AI paradigmasında İK yeniden yazılıyor

Transkript

AI paradigmasında iş pazarı (İK) yeniden yazılıyor: İşe alım ve çalışan memnuniyet… Bir işe alım yöneticisi bugün günde ortalama bin başvuru görüyor. İlgili bulduğu sadece iki tane. Çünkü herkes hem başvurusunu hem mülakatını AI'la yapıyor. Başvuru artık bir sinyal taşımıyor; adeta tamamen gürültüye dönüşmüş durumda. Sinyal ucuzlayınca güven pahalılaşıyor. Bu yüzden bugün iyi bir işe girmenin de, iyi birini bulmanın da neredeyse tek yolu referans. Güven, iş pazarının yeni katmanı. The Pragmatic Engineer isimli sevdiğim bir e-bültende yazılım geliştiriciler özelinde okuduklarım bana bunu düşündürdü, ama aslında tüm roller için geçerli diye düşünüyorum. İçeride ise tablo değişiyor: bir çalışanın memnuniyetini belirleyen bir numaralı faktör artık maaş ya da unvan değil. AI ile kendini güçlenmiş mi, yoksa sarsılmış mı hissettiği. Yani bir çalışanı bulmak da değişti, bulduktan sonra mutlu hissettirmek de. İnsan Kaynakları departmanı hatırlıyorum dijital dönüşümde de ilk etkilenen birimlerdendi. Hatta inanabiliyor musunuz 2018 tarihli bir makalem var tam da bu konuda. Yine İK, değişimi en önde kucaklıyor.

Bir AI şirketi neden milyonlarca kitabı yok etti? — kapak
3.583
AI · Bilgi · #10

Bir AI şirketi neden milyonlarca kitabı yok etti?

Transkript

Anthropic gerçekten milyonlarca kitabı dijitale aktarıp sonra yaktı mı & Neden böyle bir şey yapsın?

Geçen hafta sosyal medyada bir haber dolaştı: bir AI şirketinin kitap yaktığına dair, gelin yine AI kullanarak güvenilir kaynaklara dayandırılan bir kısa araştırma yapalım.

Anthropic, satın aldığı milyonlarca kitabı önce tarıyor yani dijitalleştiriyor, sonra da kitaptan geriye kalan kağıtları geri dönüşüme gönderiyor. Evet bu Washington Post’un 27 Ocak 2026’da yayınladığı bir haberde de geçen, Project Banana adı verilen bir iddia, kaynağı da bizzat ilgili bir dava dosyasına dayanıyor.

Hatta Anthropic, Google Books’un eski yöneticisi Tom Turvey’i işe bile almış. Anthropic'in proje kapsamında milyonlarla ölçülecek adetlerde kitap satın aldığı söyleniyor.

Peki neden Anthropic böyle bir şey yaptı?

Sevgili Fatih Güner’in de bir ara gündem yaptığı gibi; insanların ana dillerinde yazılan içerikler, edebi olarak bugünün çok ötesinde olan yayınlar LLM’lerin eğitilmesinde oldukça önem arz ediyor. Diğer yandan konu, LLM şirketlerinin (frontier AI labs) hem lokalizasyon ve kalitelerini arttırırken hem de telife ‘takılmamaları’ konusu, daha doğrusu düpedüz usülsüzlükleri.

Bu arada hani belgelerde hikayenin gerçek sonu kapanışta yazar ya; bu hikayenin sonunda Anthropic’e ne oldu dersiniz? Şirket, ABD tarihindeki en büyük uzlaşmalardan birine giderek $1.5b ödemeyi kabul etti, ama bu geri dönüşüme giden kitaplar için değil, korsan yollarla dijitalde indirdiği kitaplar için. Mahkeme, bu fiziksel kitapları satın alındıkları için ‘adil kullanım’ olarak değerlendirdi.

AI harcamaları artık performans metriği — kapak
3.709
AI · Trend · #9

AI harcamaları artık performans metriği

Transkript

Rippling yeni ürününü önce kendi şirketinde açtı. Ve şunu gördü.

Bir çalışan, Claude'a takvimini ve e-postalarını analiz ettirip her sabah kendine bir plan çıkarttırıyordu. Yıllık faturası otuz bin dolardı.

Kimse kural çiğnemiyor. Sadece karşılığı yok. Ve bugün çoğu şirketin bunu görecek hiçbir aracı yok. Fatura toplu geliyor. Kimin ne için harcadığı görünmüyor.

Rippling'in yaptığı şey şu. Anthropic'teki kullanım loglarını alıyor. GitHub'daki pull request verisiyle birleştiriyor. Üstüne kendi performans değerlendirmelerini koyuyor.

Ve çıkan ilk sonuç, çoğu yöneticinin beklediğinin tam tersi. En çok harcayanlar, en yüksek performanslılar. Yani faturayı kısmak, en iyi insanını kısmak olabilir.

Demek ki harcamanın kendisi bir sinyal değil. Sinyal kesişimde duruyor. Çok harcayan, ama yazdığı kodu ekip arkadaşları sürekli geri çeviren mühendisler. Yani bol bol slop üretenler.

Ürün buradan aksiyona geçiyor. Kişi bazında token bütçesi tanımlıyorsun. Limit aşılınca yöneticiye uyarı gidiyor. Gerekirse erişim otomatik kapanıyor.

Bir çalışanın artık ne ürettiği değil, nasıl ürettiği de kayıt altında. İş yerinde daha önce hiç var olmamış bir görünürlük bu. Buna nasıl bakacağımıza henüz karar vermedik.

Yapay zeka kullanım verisi tek başına sadece bir fatura. Anlam kazandığı yer, bağlandığı yer. Organizasyon şemasına, performans geçmişine, üretilen işe bağlandığı anda bir yönetim sistemine dönüşüyor.

Yeni bir ekran açılmıyor. İnsan verisinin üstüne yeni bir katman biniyor.

O yüzden yapay zeka harcama yönetimi ayrı bir kategori olmayacak. Zaten organizasyon şemasını elinde tutanın bir özelliği olacak.

AI ucuzluyor, faturalar artıyor — kapak
4.399
AI · Trend · #8

AI ucuzluyor, faturalar artıyor. Maaşları geçince ne olacak?

Transkript

Yapay zeka ucuzluyor. Ama şirketlerin ödediği fatura büyüyor.

Çünkü ucuzlayan şey token fiyatı. Yapay zekayı kullandığımız işler ise her gün daha karmaşık hale geliyor.

Tomasz Tunguz bu yüzden çok basit bir soru soruyor. Yapay zeka faturası mühendisin maaşından pahalıya geldiğinde ne olacak?

Bugün en tepedeki yazılım şirketleri mühendis başına yılda doksan bin dolar harcıyor. Medyan şirket ise çalışan başına yılda yüz elli dolarlara iniyor.

Bu bir bütçe farkı değil, bu aslında bir yaklaşım farkı. O yüzden doğru soru "yapay zekaya ne kadar harcamalıyım" değil. Doğru soru, bu harcamanın karşılığında kişi başına ürettiğin değerin değişip değişmediği.

Soft Commitment'ın son sayısında Tomasz Tunguz'un üç gelecek senaryosunun neler olduğundan bahsettim. Şurası kesin;

Yapay zeka bütçesi, yazılım araçları bütçesinin biraz zamlanmış hali değil. Şirketin maliyet yapısının ta kendisi. Bunu bir araç kalemi sanmak, artık affı olmayan bir hata.

AI-Native şirketler neye benziyor? — kapak
3.230
AI · Trend · #7

AI-Native şirketler neye benziyor?

Transkript

Hep "AI Native şirketler" diyorum. Peki bu şirketler tam olarak neye benziyor?

Hafta içinde INSEAD ve HBS imzalı bir araştırma (.pdf) okudum. Kurulurken AI Native yola çıkanlarla çıkmayanları kıyaslamış; aynı sektörde ve aynı dönemde kurulmuş şirketleri yan yana koyup şu farkları bulmuş:

* %25 daha az insan çalıştırıyorlar,

* mühendis oranları %13 daha yüksek,

* giriş seviyesi çalışan ve yönetici oranları yaklaşık %15 daha düşük,

* daha kıdemli çalışanlara sahipler (senior payı %20 daha yüksek),

* ve hiyerarşileri bir kademe daha yatay.

Ama değerlemeleri benzer, yani çalışan başına daha fazla değer üretiyorlar...

Şurası kesin; AI mevcut organizasyonu sadece verimli kılmakla kalmıyor, organizasyonun ne olduğunu değiştiriyor. Ayrıca sadece içeriye bakmayalım, bu şirketlerin 3’te 2’si kendi müşterilerine sunduğu ürüne de AI’ı gömmüş durumda.

Kurumsal şirketlerin AI native şirketlerden örnek alabileceği konuların başında kesinlikle takım yapıları, yeni organizasyon ve çalışma şekilleri yatıyor.

Neural Interface artık implant bağımlı değil — kapak
1.988
AI · Trend · #6

Neural Interface artık implant bağımlı değil

Transkript

Beyin ile bilgisayar arasındaki iletişimi sağlayan arayüzde, yani Neural Interface'de geçen hafta içinde iki önemli gelişme birden yaşandı.

İlk olarak Elon Musk'ın bir başka şirketi olan Neuralink, elektrotlarını beynin sert zarını kesmeden yerleştirmeyi başardı. Böylece insanların Neuralink kullanması noktasında en büyük manuel süreç ve zorlu adım aşılmış oldu.

Aynı hafta içinde Meta da tam tersi taraftan geldi. Brain2Qwerty'nin ikinci versiyonunu duyurdu, bu sefer hiçbir cerrahi müdehale olmadan %61 kelime doğruluğuna ulaşıldı. Bugüne kadar olan cerrahisiz yöntemlerde bu oran %8'di.

Neural Interface yani Sinirsel Arayüz; kısa bir süre önceye kadar implant bağımlıydı, şu an ise bu durumun çok da uzun sürmeyeceği bir dünyaya gidiyoruz.

Özellikle beyin hasarı yaşamış, felçli veya konuşma yetisini kaybetmiş insanlar için önemli bi haber bu.

Klavye, fare, dokunmatik, ses... ve sırada niyet var. Evet, uzun vadedeyse arayüze yeni bir katman ekleniyor...

Yapay Zeka'nın yeni trend başlığı: Loop Engineering — kapak
94K
AI · Trend · #5

Yapay Zeka'nın yeni trend başlığı: Loop Engineering

Transkript

30 Kasım 2022 ChatGPT lansmanı. Hatırlayan ilk sene prompt engineering, sonra context building, sonra agent'lar, arada MCP'ler... Her sene yeni bir trend kelime, ve ortalama bir sene bile hayatımızda kalmadılar. Ve bu döngü de hepimizi yordu, farkındayım… Ama yeni yeni popüler olan Loop Engineering'ten bahsetmek istiyorum size...

En kısa haliyle; tek seferlik bir model çağrısı yerine sürekli, kendi kendini düzelten, sizin her adımda başında durmadığınız bir çalışma şekli. Yani model bir asistan değil, tabir-i caizse bir işçiye dönüşüyor.

Yazılımcıysanız; coding agent'lar zaten ilk günden beri bir döngüydü, Loop o döngünün üzerine bir döngü daha koyuyor. Claude Code'un yaratıcısı Boris Cherny, "Artık prompt yazmıyorum, benim işim loop yazmak" diyor. Ve ürününüzü başkaları loop'luyorsa, sizin de loop'lamanız gerekecek gibi duruyor.

Biz son kullanıcılar içinse panik yok; OpenAI da Anthropic de bunu platformlarına ufak ufak ekliyor zaten. Ama AI'ı derin kullananlardansanız, todo belli: bu ürünleri denemek ve iş akışınıza eklemek.

Hemen bir örnek vereyim: 100 lead hedefiniz, belli bir bütçeniz var; agent beş kampanya kuruyor, ilk verilere bakıp en iyisini seçiyor, beş tane daha açıyor. Bütçe bitene ya da 100 lead gelene kadar döngü sürüyor; olmazsa dönüp size soruyor.

"Just another buzzword" tuzağına düşmeden; öğrenmek, denemek, yani gelişmek gerekiyor. Çünkü kimse bir sonraki adımda ne olacağını bilmiyor.

Bending Spoons — kapak
5.750
AI · Trend · #4

“Satın al AI ile optimize et” şirketi Bending Spoons

Transkript

Evernote, Vimeo, Eventbrite, WeTransfer... Bu ürünlerin en az bi kaç tanesi tanıdık gelmiştir diye düşünüyorum. Geçen hafta ABD'de halka açılan Bending Spoons, bu modası geçmiş ama hâlâ kullanıcısı da olan dijital ürünleri, ucuza satın alıp AI'la şirketleri daha verimli hale getiren, çalışan sayılarını yüzde 80'e varan oranlarda düşüren bir çatı şirket. Yani satın al ve dönüştür modeli. Halka arzda hisse ilk gün %40 yükseldi; değerleme 25,7 milyar dolar. IPO'dan gelen parayla tek yapmak istedikleri satın almalara ve şirketlerin verimliliğini AI ile arttırmaya devam etmek. Yakından izledikleri tam 1000 şirket var. Ben burada altı çizilmesi gereken iki konu görüyorum. İlki; bu model adeta private equity'nin AI'la yeniden yazılmış hali. PE'lerde para finansal mühendislikten kazanılırdı, Bending Spoons ise ürünü AI destekli küçücük bir ekiple baştan yazıyor ve asla satmıyor. Burada kritik fark da şu; eski modelin darboğazı insandı, AI o darboğazı kaldırınca, aynı merkez ekip yüzlerce şirketi birden dönüştürebilir hale geldi. Ve iki: AI ile compound product yani yatayda genişleyen şirketler, AI ile optimize edilen eski şirketler ve ChatGPT gibi foundation model şirketleri derken; yeni girişimler için rekabet alanı daralıyor. AI ile ürün yapmak kolay, ama kullanıcıya ulaşmak daha da zorlaşıyor.

AI ile beraber ortalama olmanın değeri kalmadı — kapak
7.771
AI · Trend · #3

AI ile beraber ortalama olmanın değeri kalmadı

Transkript

S&P 500'deki en büyük 10 şirket on yıl önce piyasanın %17'siydi, bugün %36'sı. Spotify ya da YouTube’da içerik üretenlerin %1–2’si, gelirin de izlenmelerin de %90’fan fazlasını alıyor.” Evet buna power law diyoruz. Peki yapay zeka kullanımında durum ne? Ramp'in verilerine göre; şirketlerde yapay zekayı en çok kullanan %1, medyan kullanıcıya göre 650 kat daha fazla token harcaması yapıyor, bu arada top %10'un da on katından fazla. Kısaca buna AI'ın kaldıraç etkisi diyebilirim. Bi başka örnek; Eskiden '10x developer' derdik; bir kişi on kişilik iş çıkarır diye. Artık 50x mümkün, Cursor araştırmalarında bunu söylüyor. En çok commit atan %1'lik developer kitlesi ile %10'u kıyasladıklarında, yukarıdakine benzer bir fark görüyorlar ve makas her geçen gün açılıyor. Yapay Zeka ile beraber power law kavramı da değişim geçirdi diyebilirim. Yani artık iş hayatında “ortalama performansların” bir anlamı kalmadı. Aynı şey biz insanlar olduğu gibi şirketler için de geçerli hatta.O %1'e girmek için AI'ı çok kullanmak lazım demiyorum, bunun yanında taste, domain bilgisi, iletişim ve dağıtım kanalları gibi AI'ın yerine geçemeyeceği yetenekler var. Bunları AI ile kaldıraç etkisine maruz bırakmak lazım aslında.

Gen Z'nin AI reddi ve AI'ın toplumda kabulü — kapak
5.908
AI · Trend · #2

Gen Z'nin AI reddi ve AI'ın toplumda kabulü

Transkript

Yapay zekanın bugüne kadar pek de konuşmadığımız ‘toplum kabulü’ sorunu var. Bir önceki sayıda, Stanford’ın raporundan şunun altını çizmiştim: “AI uzmanları ve halkın AI’a psikolojik bakışı arasındaki fark da dikkat çekici. Şöyle ki; AI uzmanları %73 oranla tüm bu yaşananların insanlığın geleceğine olan etkisine pozitif bakıyor, halkın ise yalnızca %23’ü.” Büyük AI laboratuvarları, şu an hala iletişimlerini, yapay zeka ürünlerini uzmanlar ve erken benimseyen kitle kullansın odağında tutuyor. OpenAI TBPN’i satın alıyor örneğin, ya da Google ve Apple belki mass’e dokunuyor ama sadece ‘büyülü’ bir yerden; artık şunu böyle yapabileceksiniz diyerek. Ve bu şirketler toplumdaki AI kabulünu hala fazlasıyla hafife alır haldeler. Oysa bu insanlar eğitim hayatlarının nasıl şekilleneceğini, kariyerlerinin ne yöne gideceğini bilmiyor, yakın çevrelerinden işsiz kalan insanların hikayelerini duyuyor, hayattaki partner’leri (eş, sevgili, arkadaş…), onları AI önerisiyle terkediyor… Şu an tam da bu toplum kabulü için çalışılması, üzerine düşülmesi gereken zamana girdik. Nasıl spektrumun bir ucunda, AI’ı dibine kadar kullanmaya çalışan, hayatını değiştirmeyi kafaya koymuş bir kitle varsa -yani bizlerden söz ediyorum-; en az bir o kadar da bu dönüşümün tam karşısında duranlar var diyebilirim. Biraz gerçek istatistiklere gireyim mi? Gen Z’lerle yapılan bir ankette, %44’ü en az bir kere çalıştıkları şirketteki AI stratejisini sabote ettiklerini söylüyor. Daha genel bir vakaya gidelim; New York’da açılması planlanan AI odaklı lise; veli, öğretmen ve öğrencilerden gelen yoğun tepkiler sonrası, rafa kalktı. Eğer öneri kabul edilse, okulun adı “Next Generation Technology High School” olacaktı. Diğer yandan da QuitGPT gibi oluşumların sayısı iki elin parmaklarını geçmeye başladı. Örneklerin sayısını arttırmak pek mümkün. Hatta bu alanda şöyle ilginç bir gelecek senaryosu da okudum; ABD’de bir sonraki seçimlerde AI’a karşı negatif bakış daha da artacak ve siyasiler, AI’a karşı durmayı bir ‘konumlanma’ olarak kullanacak. İnsanların en baştaki çekincesini, Maslow teorisini düşünerek kolayca bulabiliriz. En başta kendilerini, sonrasında yakınlarını bu değişimin içinde adeta kaybolmuş hissediyorlar. Önce maddi kaygılar, hemen sonrasında da ‘bir işe yarama’ güdüsü için büyük bir soru işaretinin içindeler. Çözüm kural koyucuların AI’ı regüle etmesi, ve buna bir hayli uzağız. Artık şunu söylemek mümkün; Universal Basic Income için pek yakında planları duymaya başlayacağız, en azından ilk versiyon için.

Yapay zeka nasıl vergilendirilmeli? — kapak
3.201
AI · Bilgi · #1

Yapay zeka nasıl vergilendirilmeli?

Transkript

ABD'nin, Public Wealth Fund üzerinden OpenAI’a yatırımcı olması konuşuluyorken, AI Tax gündemi var ki tekrardan alevlendi. AI Tax tezinin arkasında kabaca şu var: AI ve robotlar insan emeğinin yerini almaya başladıkça, vergi sisteminin insan çalıştırmayı cezalandırıp AI kullanmayı ödüllendiren yapısı sürdürülemez hale geliyor. İşte tam da bu yüzden, ‘insanı değil, AI’ı vergilendirelim’ deniliyor.

Şu an bir iş için insan ile AI’ı maliyet olarak karşılaştırdığımızda; insana ödenilen parayı, vergiler zaten her şeyden bağımsız ikiyle çarpıyor (sigorta primi gibi tüm vergi yükleri)… Yani insanlık maça 1-0 yenik başlıyor. AI şirketlerine devletler ortak mı olur, yoksa vergi sistemi mi değişir bilemiyorum ama UBI’nin fonlanması için bu gibi önerilerin hayata geçeceği net bir gelecek senaryosu olarak duruyor.

Büyük LLM şirketleri, AI’ın gelişmesiyle beraber iklim krizi gibi çok sayıda bilimsel problemin çözümünde önemli yol katedileceğini söylüyor. Ki buna katılıyorum, ama sorun şu ki buradan doğacak maddi faydayı da yine büyük LLM şirketleri alacak.

AI vergilendirmesi, ya AI kullanan şirketlerin bu faturalarının ek bir vergiye tabii olması ya da AI ile oluşacak verimliğe vergi getirilmesi gibi düşünülebilir. Ya da ikisi birden…